Televizyon kanallarının reyting oranlarının yüksek olması, reklam vereni arttırırken, oranların düşük olması aynı oranda reklam vereni düşürüyor. Reyting, bir programın veya kanalın ne kadar insan tarafından izlendiğini anlatan bir sözcüktür. Reytinglerin yüksek olması, çok fazla insan tarafından izlendiği anlamını taşırken, düşük olması da az kişi tarafından izlendiği anlamına gelmektedir. Firmalar, genellikle televizyon kanallarına reklam verirken bu oranlara çok dikkat ederler. Verecekleri reklamın elden geldiğince, çok kişiye ulaşabilmesini sağlamak için, reyting oranları yüksek kanal ya da programlara dikkat eder, oranlara göre seçimlerini yaparlar. Dikkat ederseniz, bazı dizi veya televizyon sinemalarında, farklı içerikteki programlarda, kısa süreler içerisinde, reklam kuşakları başlar ve oldukça uzun sürer. Hatta bazen, insanları bezdirecek bir noktaya varır. İzlenen diziyi, filmi, programı 10 dakika verir, 15 dakika boyunca da reklam verir. İşte bu tip program, dizi, filmlerin reytingleri yüksektir ve reklam verenleri çok olmaktadır. Hatta geçtiğimiz günlerde, gazetelerde bir sinema salonuyla ilgili bir haber yer almıştı. Sinema salonuna giren izleyiciler, filmin başlamasını beklemeye başlamış. Önce diğer sinema filmlerinin tanıtımları gösterime girmiş, bunların ardından reklamlar başlamış. İzleyiciler aşağı yukarı 4-5 reklamın verileceğini düşünerek izlemeye başlamışlar ama reklamlar, 20 dakika boyunca devam edince, sinema salonunu protesto etmek amacıyla terk etmiş, bilet paralarını da geri almışlar. İşte bu tip sinema filmleri, çok fazla kişi tarafından izlendiği için, reklam verenleri de çok olmaktadır. Televizyon kanalları için de durum aynıdır. Bir kanal, dizi, sinema filmi, Show programları, yemek, kadın v.s. programları ne kadar çok kişi tarafından izleniyorsa, o kadar çok veya az reklam alıyorlar. Hatta son zamanlarda haberlerde de benzer durumlara rastlamaya başladık. Neredeyse bütün kanallarda, haberlerin bitimine doğru reklam kuşakları girmeye başladı. Bunlarla birlikte, bazı kanallar reytinglerini arttırabilmek için, diğer kanalların haberleri arasına giren reklamlar başladığında, kendi kanallarında haberleri vermeye devam ediyorlar. Böylece izleyiciler, diğer kanallarda başlayan reklam kuşaklarını izlemek istemeyip zap yapacak ve haberlerin devam ettiği kanalları izlemeyip reytinglerini yükseltecekler. Firmalar için bu oranlar çok önemlidir. Bir programı ne kadar çok kişi izliyorsa, o kadar kişi, verdiği reklamı görebilecek, reklamda verilen mesajları alabilecektir. Firmaların bu davranışını bilen ve reklamlardan kazanç elde eden kanallar da verdikleri programların, dizilerin reytinglerini yüksek tutmak için, birbirinden farklı yöntem ve teknikleri uyguluyorlar. Genellikle, dizilerde, insanların dikkatini çeken, onları ekranlara kilitleyecek konu ve konukları kullanıyorlar. Bu durumun en tipik örneğini, son zamanlarda hepimiz yaşamıştık. Özellikle Kanal D’nin dizilerinden biri olan “Fatmagül’ün suçu ne” dizisi, reyting rekorları kırmıştı. Çünkü işlenen konu, her yaştaki insanın dikkatini olumlu veya olumsuz yönde çekebilecek nitelikteydi. Daha sonra, kamuoyunca oluşan tepkiler, haberler, konukların düşünceleri bile, dizinin reytinglerini biraz daha arttırmaya neden olacaktı, öyle de oldu zaten.

Arşiv

Etiketler