Reklam kelimesi Latince çağırmak anlamında kullanılan (clamare) sözcüğünden türemiştir. Bizim dilimize ise Fransızca (reclame) sözcüğünde geçmiştir. Ayrıca Fransızcada reklam sözcüğü “haber vermek” anlamında kullanılan “avertir” sözcüğünden gelmektedir. (Lynch vd. 1992,384). Reklamın tanımlanması konusunda, pek çok araştırmacı, yazar, reklamcı az da olsa birbirinden farklı tanımlar yapmışlardır. Duden Schülerlexikon’un 1969’da yazdığı kitabında reklam; ürünlerin satılması için yapılan tedbirler şeklinde tanımlamıştır. Tenekecioğlu ise 1988,’de belli bir kaynağın, ürünlerin, hizmetlerin, düşüncelerin ücret karşılığında, iletişim araçlarının kullanılmasıyla tarif edilip, duyurusunun yapılması şeklinde tanım yapmıştır. Bunlarla birlikte, birbirine çok yakın tanımlama yapan Lync, 1992’de ve Çetinkaya, 1993’te reklamın; herhangi bir ürün veya hizmetin, düşüncenin para karşılığında, kişisel olmayan biçimde ki tanıtım etkinlikleri olarak tanımlamışlardır. Arens, 1996’da reklam; herhangi bir ürün, hizmet, düşüncenin tanıtımlarının yapılacağı araçların ücretlerinin ödenmesiyle reklamın uygulanması, uygulanan reklamın doğasında ikna unsurunun bulunduğu ve gene kişisel olmayan etkinlikler şeklinde tanımlamıştır. 1997’de Göksel’de reklamı tanımlamış ve satın alma davranışının sürekli olmasını sağlamak veya tüketicilerin farklı bir ürüne yöneltilmesi için etki unsurunu taşıyan firma etkinliklerinin ek gideri olarak tanımlamıştır. Aynı yazarın kitabında yer alan diğer bir bilgi de, Amerika Pazarlama Birliğinin tanımıdır. Buna göre de reklam; bir ürün veya hizmetin, fikrin bedelinin ödenmesiyle, bu bedelin kim tarafından bilinerek yapılan, yüz yüze satış dışında kalan tüm etkinliklerdir. 2006 yılında Elden ve Yegel’in tanımı; belirli bir ürün, hizmet, kurum veya fikrin, bedelinin kim tarafından ödendiğinin belli olmasıyla, kitle iletişim araçlarının yerinin, süresinin satın alınması ve geniş halk kitlelerine tanıtılması veya duyurulması faaliyetlerinin hepsi olarak tanımlanmıştır. Kocabaş, 1999 yılında, reklamı; tüketicileri bir ürün ya da markanın varlığı konusunda uyarmak, ürüne ve markaya, hizmete, kuruluşa doğru ilginin oluşturulması hedefiyle göze ve kulağa hitap eden mesajların hazırlanıp yayılması şeklinde tanımlamıştır. Gülsoy ise 1999 yılında, insanları kendi istekleriyle belli bir davranışta bulunmalarını sağlamak, ilgilerini bir kuruluşa, ürüne, hizmete, fikre çekmek için çalışmak, onunla ilgili bilgi vermek, insanların onunla ilgili düşünce ve davranışlarını değiştirmelerini, belirli bir davranışı ve düşünceyi benimsemelerini sağlamak adına iletişim araçlarının belirli süre ve yer ücretinin ödenmesiyle veya çoğaltılıp dağıtılarak, belli ücret bedellerinin olduğu bilinen duyurular olarak tanımlamıştır.

Arşiv

Etiketler