Birçok araştırma, tüketicilerin geleneksel formattaki internet reklamlarına karşı tepkisizleştiğini gösteriyor. Bu durumun en önemli iki sebebi, kullanıcıların, internet reklamlarının faaliyetlerini kesintiye uğrattığını düşünmesi ve artık banner gibi bazı reklam tekniklerinin çok sıradan görülüp pek dikkat çekmemesi.

EyeTrackShop isimli araç, kullanıcıların bir internet sayfasında nereye baktığını belirleyebiliyor. Sosyal medyaya alışkın kullanıcılar, özellikle de websiteleriyle büyüyen gençler, yan kısımdaki geleneksel formattaki reklamlara nadiren bakıyorlar. Tabi, bazı pazarlamacılar ve reklam ajansları, "Bir paylaşım platformu olsun, biz de yan taraflarına reklamlar ekleyelim" tekniğine bağlı kalmak istiyorlar; çünkü, hem bunun yerine neyin geçebileceğini henüz bilmiyorlar, hem de bundan az da olsa elde ettikleri geliri korumak istiyorlar.

2013'te Duke's Fuqua School of Business ve American Management Association tarafından yapılan bir araştırma, sadece finansal verilere bakarak reklam etkinliğini ölçme yaklaşımının geçerliliğini yitirmekte olduğu sonucuna vardı. Bu değişim, sosyal medyanın etkisinin hemen satışa ve kâra dönüşen bir etki olmadığını ortaya koyuyor. Bunun yerine, sosyal medya doğrudan satın almayı tetiklemeden, kişilerin firma ve markalar hakkında görüşlerini paylaşmasını sağlıyor. Bunun sonucundaysa, marka kendini göstermiş, kendisi hakkında bilgi vermiş, insanlarda bir izlenim uyandırmış oluyor ve en son aşamada da satın alma faaliyetinin gerçekleşmesini sağlıyor.

Yani, sosyal medya, dolaylı ama güçlü bir reklam yöntemi. Ama sosyal medyayla neler yapılabileceği tam olarak yerli yerine oturmadığı için, firmalar bir sürü yeni teknik kullanmayı deniyor. Bu formatların bazıları gerçekten de yenilikçi olup bir değer yaratabiliyor, ama bazıları da sinir bozucu oluyor. Firmalar şu an sosyal medyayla neler yapılabileceğinin sınırlarını bulmaya çalışıyorlar ve bazı teknikler, kullanıcıların bir platformu terk etmesine dahi yol açabiliyor. Burada, bir sosyal paylaşım platformundaki reklam ve içerik dengesinin tutturulması önemli; çünkü, sponsor içerikler veya promosyon tweet'leri vb. kullanıcıların takip etmek istediği içeriği engelleyecek derecede fazlalaşınca, kullanıcılar başka sosyal platformlara kaymaya başlıyorlar.

Takipçi Reklamlar Sinir Bozuyor

Facebook bir kişinin internete erişimi olan bir cihazında açıksa, Facebook bu kişilerin Google'da yaptığı bütün aramaları takip edebiliyor. Google'da "şamdan" araması yapmışsak, Facebook'ta aydınlatma firmaları veya şamdan tasarımı yapan firmaların reklamını görmeye başlarız. İlk bakışta bu faydalı gibi görünebilir, ama Google'da kanser veya kalp hastalıkları araştırması yaptığınızı düşünün. Girdiğiniz bütün sosyal medya sitelerinde özel hastanelerin, perukların ve bakımevlerinin tanıtımlarını görmek hoşunuza gider mi?

Sosyal medya sitelerinin paraya, firmaların da tanıtımlarını yapmaya ihtiyaçları olduğu için, bu konuda çeşitli sentezler de ortaya çıkıyor. Sosyal medyanın interaktif özelliklerini, görsel ve video öğelerini kullanarak, etkili ve eğlendirici reklamlar yapılabildiğini görüyoruz. Bu reklamlarda firmanın ürünleri, hizmetleri veya kampanyaları, gerçek hayatın içinde yer alıyor ve markalar, eğlenceli ve şaşırtıcı gerçek hayat etkinlikleriyle zihnimizde yer ediyor.

Mesela, Volkswagen, insanların eğlenceli buldukları şeyi yapmaya başlayacaklarını anlatan videolar hazırlıyor ve bu videoları, sırf bunun için açtığı bir siteye ekliyor. Burada biz araba reklamları izlemiyoruz. Ama, Volkswagen, yaratıcı ve eğlenceli şeyler yapan bir firma olarak zihnimizde yer ediniyor.

 

  Sosyal Medya Reklamlarında Hashtag Kullanımı

Hershey isimli gıda firması, Twitter'da #CookieHQ adlı bir hashtag kullanarak, tüketicilerin kurabiye pişirirken karşılaştıkları sorunlarla ilgili soruları cevaplamış. Ayrıca, kurabiye yapmakla ilgili tweetler atan kullanıcıları bulmuş ve onlara tarifler ve püf noktaları iletmiş. Hashtag, bu şekilde 34.6 milyon kişiye ulaşmış ve firmanın Twitter hesabının takipçi sayısı %1725 artmış. Bu yöntem dışında, kullanıcıların hashtag kampanyası aracılığıyla bir tür oyun veya yarışmaya katılımlarını sağlamak da çok kullanılan bir yol. Bu yöntemle, kullanıcılar hem eğlenmiş hem de markanın tanıtımını yapmış oluyorlar.

2012'de Londra'da yapılan Olimpiyatlar için, 2011 yılında #1yeartogo hashtagiyle bir kampanya başlatılmış ve farklı ülkelerden kullanıcıların üç harfli ülke hashtagleri kullanarak, kendi ülkelerinin hashtagi altında en çok kimin tweet attığını takip etmesi sağlanmış. Bu yarışmadaki gelişmeler de, Londra olimpyatlarının resmi sitesinde anlık olarak aktarılmış. 153 ülkeden Twitter kullanıcıları, bu kampanya için 165.000'den fazla tweet atmış.

Audi'yse, bir kadın takipçisinin "R8 istiyorum" tweetini ciddiye almış ve o takipçisiyle birlikte toplam 6 kişiye Audi R8 verdiği bir Twitter kampanyası başlatmış. Kampanyada #WantAnR8 hashtagini kullanan firma, ilk 24 saat içinde 50.000 kişinin hashtagle etkileşimde olmasını sağlamış. Bir firma, takipçilerini ciddiye aldığını sizce daha iyi ve samimi bir biçimde nasıl gösterebilir? Şimdi Audi gidip kağıt mendil üretse, Twitter'daki takipçileri Audi mendili tercih etmez mi?

Hashtag içermemekle birlikte, yarışma tarzı bir kampanyayı da Nike düşünmüş. Euro 2012 kapsamında sanal bir berber açan Nike, kullanıcılara, en sevdikleri futbol oyuncusunun saç modelini kendi üzerlerinde görme imkanı sunmuş. Bu kampanya için 10 ünlü futbol yıldızının saç modelini kullanmış, modelleri futbolcu isimleriyle adlandırmış ve kullanıcılara yeni saç modelleri yaratma imkanı da sunmuş. Bunun için 7 berberle anlaşan firma, sosyal medyada en popüler hale gelen saç modellerinin tasarımcılarından yedisine, bu berberlerde saç kestirme ödülü vermiş. Kampanyanın YouTube sayfası 4 milyondan fazla ziyaret edilmiş ve 50.000'den fazla kişi, sevdiği futbolcunun saç modelini uyarladığı fotoğrafları kampanya sayfasına yüklemiş.

Mobil Cihazlara Özel Sosyal Medya Kampanyaları

Bilindiği gibi, mobil cihazların kullanım süresi ve oranı gün geçtikçe artıyor. Firmalar da, mobil cihazlar için özel kampanyalar tasarlamaya çalışıyorlar. Mesela IKEA, 360 derece oda tasarımları ve interaktif videolarla desteklediği bir sanal katalogu içeren Katalog Uygulaması hazırladı.

L'Oreal, INOA Colour Capture adlı yeni ürün serisini tanıtmak için hazırladığı kampanyada, bir mobil uygulama hazırladı ve mobil telefonlarından sanal renk baloncukları yakalayabilen kullanıcılarına ödül verdi.

LG'yse, Bilet Avcısı kampanyasında, LG personellerinin nerede olduğunu tweet attıktan sonra, kullanıcıların mobil telefonları aracılığıyla bu personelleri bulmasını istedi. Bulanlara da çeşitli etkinlikler için bilet hediye etti.

Chipotle isimli Meksika yemeği restoranları ise, doğal tarımı desteklediğini ve doğal ürünler kullandığını anlatmak için, bir korkuluğun robotlar tarafından yönetilen bir fabrikada çalıştığını anlatan bir animasyon film ve bu temayı kullandığı bir de mobil oyun hazırlamış. Kampanya, son derece yenilikçi bulunmuş ve 2013 yılının en iyi kampanyalarından biri olarak görülmüş.

\"\"

Viral İçerik

Bu grup, viral hale gelen meme, video, resim veya başka türde içerikle tanıtımı kapsıyor. Mesela RedBull, kendini biraz gereğinden fazla adrenalin salgılatan spor faaliyetleriyle eşleştiren bir marka ve YouTube kanalında bu sporlarla ilgili videolar yer alıyor. RedBull'un YouTube kanalının 3 milyondan fazla takipçisi var ve artık firma, ilginç ve farklı deneyimlerle ilgilenen sadık bir takipçi kitlesine sahip.

Gerçek Zamanlı İçerik

Sosyal medya, markalara gerçek zamanlı reklam yapma fırsatı da sunuyor. Bunun çok güzel bir örneği, ABD'de 2013 Super Bowl oyunlarında yaşanan ve yaklaşık yarım saat süren elektrik kesintisi esnasında yaşandı. Oreo isimli hazır gıda firması, Super Bowl süresince 15 kişilik sosyal medya ekibini hazır bulundurmuş ve elektrikler kesilince, firma "Karanlıkta da bisküvinizi içeceğinize banabilirsiniz" yazan bir görsel reklam hazırlamış. Bu reklam, TV reklamına milyonlarca dolar para yatıran firmaların reklamlarından daha popüler oldu ve o elektrik kesintisi sırasında 15.000 kere retweetlendi. Şimdi, bu reklam çok yaratıcı veya etkileyici içeriğe veya tasarıma sahip değil; ama zamanlaması o kadar iyi ki, herkes bundan bahsetmiş.

Her bir sosyal medya platformunun belirli bir tarzı vardır ve en iyi kampanyalar, en çok kullanıcıya ulaşmak için bunların hepsini en iyi biçimde kullanan firmalar tarafından hazırlanır.

 

 

 

Arşiv

Etiketler