Diğer tüm mecralarında olduğu gibi, eski radyo reklam tasarımları da belirli bir gelişim çizgisi izlemiş, günümüzdeki profesyonel tasarım anlayışına sahip olmuştur. İlk zamanlarda bu tip çalışmalar, fon müziği eşliğinde, ürün ve hizmet sloganlarının, belirli aralıklarla tekrar edilmesinden ibaretti. Daha sonra gene fon müziği ile birlikte, karşılıklı ev ahalisinin diyaloglarında sunulmaya başlandı. Sonra karşılıklı diyalogların daha etkili olabilmesi için, radyo efektleri devreye girdi ve gelişim çizgisi, sektörün diğer alanlarındaki kullanımlarıyla eşit düzeye geldi. Fakat tek bir eksik yanı vardı. Radyo işitsel bir araçtı ve pek çok etkileyici unsurun gösterilebilmesi mümkün olmamaktaydı. Bu alandaki temaların hepsi seslerle ve müziklerle ifade edilmeliydi. Süreç içerisinde daha da gelişen radyo tanıtımları, seslerin kullanılma biçiminin etkiyi arttırdığını ve tekrarların önemini ortaya çıkardı. Farklı çeşitlerde efektlerin kullanılmasıyla etkilerinin arttırılabildiği, radyolar için tasarlanan cıngıl çeşitlerinin, dinleyiciler üzerinde etkisi gibi unsurlar olabildiğince anlaşılarak gelişimlerini sürdürdü. Zamanla, normal radyo programlarına firmalar sponsor olmaya başladı ve programlar dinleyici kitlesi bulunca etkili oldukları öğrenildi. Bu mecrayı kullanan firmalar artış göstermeye başladı. Eski radyo reklamları, günümüzde gelişmeye de devam ediyorlar.


Buna rağmen, eski radyo reklamların, tüketiciler üzerindeki etkisi büyüktür. Çünkü eskiden bu sektörün kullandığı mecralar, bu kadar fazla ve gelişkin değildi. Televizyon ve ondan hemen sonra radyoların dinlenme oranı neredeyse toplumun yüzde 90'nını oluşturuyordu. Dinleyiciler, bu çalışmaları dikkatle dinliyor ve bu mecraya, firmaların markaları, ürün ve hizmet mesajları unutulmuyordu. Eski radyo reklamlarının etkisi o kadar fazlaydı ki, günümüzde, onların üzerinden binlerce tür ve çeşit geçmiş olmasına rağmen, eskiden bu tip çalışma yapmış markalar, onların ürün ve hizmetleri unutulmamıştır. Eskiden internet diye bir mecra bulunmuyor ve televizyon da sektör tarafından çok fazla kullanılmıyordu. Zaten ülkemizde, bir on onbeş yıl öncesine kadar, ekranlar siyah beyazdı. Tasarım yeni yeni öğrenilmekteydi. O zamanlar, bu kadar çok kanal yoktu. Televizyon kanalları devletindi. O zaman için geçerli olan bu durumlar, radyo istasyonlarının cazibesini arttırmaktaydı. Hemen her evde radyolar vardı, gün boyunca radyolar açıktı ve dinlenmekteydi.


Eski radyo reklamları eğlenceli ve insanların hoşlanabileceği şekillerde tasarlanmaktaydı. Dinleyiciler bunları dinliyor ve anlamaya çalışıyorlardı. Bu durum onlara ilginç ve güzel gelmekteydi. Mesajlarını, müziklerini, efektlerini akıllarında tutuyor ve satın alma davranışlarını daha bir güven, samimiyet içerisinde gösteriyorlardı. Bugün, radyo kulvarlarının az da olsa cazibesini yitirmesinin sebebi, teknolojinin gelişmesiyle birlikte, bu tip mecraların çoğalması, teknolojiyi takip ediyor olmasıdır. Bugün, televizyon, daha fazla ön plana çıkmış, internet ise televizyondan daha çok, firmalar tarafından tercih edilmeye başlamıştır. Bütün bunlara rağmen, radyo kuşaklarının özgün niteliği ve dinleyicileriyle olan sıcak bağları özelliğini korumaktadır.